Home / Tişört / Tişörtün Yolculuğu: Bol Kalıplardan İstanbul Baskı Atölyelerine, Les Benjamins’ten XSide Kadın Koleksiyonlarına Uzanan Geniş Bir Hikâye

Tişörtün Yolculuğu: Bol Kalıplardan İstanbul Baskı Atölyelerine, Les Benjamins’ten XSide Kadın Koleksiyonlarına Uzanan Geniş Bir Hikâye

Sabah saat yediydi. İstanbul’un Avrupa Yakası yeni yeni uyanıyordu. Güneş henüz cam binaların üzerinden tam çıkmamış, ama mahalle fırınından gelen simit kokusu şehri sarhoş etmeye başlamıştı.
Ben, naz. 26 yaşındayım. Moda tasarımı okudum ama “moda”yı sadece podyumlara hapsetmek istemedim.
Benim modam: tişört,

Bir tişört sadece giyilen bir parça değil, yaşanan bir hikâyeydi bana göre. Geniş kesimiyle rahatlık sunan, baskısıyla mesaj taşıyan, kumaşıyla ruhunu okşayan bir şey. Ve ben, bugün kendi tişört yolculuğuma başlıyordum. Ama önce her şey bir karar anıyla başladı:
“Bol kesim bir erkek tişört tasarlamak istiyorum.”

Tişörtün Bol Hali: Stil mi, Duruş mu?
İlk çizimime “tişört erkek bol” etiketi koydum. Çünkü oversize tişörtler sadece trend değil, bir yaşam tarzıydı artık.
Dar kalıpların gününü çoktan geçirmiştik. Gençler artık sokakta, okulda, sahilde, alışverişte bol kesim tişörtlerle özgürce hareket etmek istiyordu. Ve neden etmesinler? Bol bir tişört; vücudu sarmaz, ruhu sıkar mı hiç?

Tişört modellerimi çizerken aklımda şu vardı:
“Erkek giyimi için olsa da cinsiyetsiz dursun. Kadınlar da alıp belinden düğüm yapsın, üstüne ceket çeksin.”
Bir tişört çok şeydi. Bol ise daha fazlasıydı.

İstanbul Avrupa Yakası: Tişört Baskısının Kalbi:
Kalıplar tamam. Kumaşlar elimde. Ama o ilk baskı için doğru atölyeyi bulmam gerekiyordu.
İstanbul’un Avrupa Yakası, tişört baskısı dendiğinde akla gelen ilk adreslerden biridir. Merter, Güngören, Bayrampaşa, hatta Tahtakale…
Ara sokaklarda “serigrafi ustası Şeref Abi”ler hâlâ eski yöntemlerle baskı yapar.
Yeni nesil atölyelerde ise dijital baskı makineleri sabaha kadar çalışır, Instagram için özel koleksiyonlar basılır.

Ben de kumaşları çantaya attım, metroyla yola çıktım.
Atölyeye vardığımda, içeride baskı kokusu ve kahve kokusu birbirine karışmıştı.
— “Sen mi tasarladın bunları?”
— “Evet. Tişörtler bol kesim. Ama baskı güçlü olmalı. İstanbul’u anlatsın.”

Usta gülümsedi.
— “O zaman sana bir şey göstereyim.”
Ve bilgisayar ekranında bana boğaz köprüsünün altına çizilmiş bir graffiti baskısı gösterdi.
Tişört üzerine bastık. Siyah zeminde neon yeşil bir İstanbul çizgisi…
İşte bu, gerçek bir tişörttü. Duruşu vardı.

Tişört Üreticileriyle Tanışmak:
Kumaşın Hikâyesi
Bir tişört yalnızca baskıyla tamamlanmazdı. Dikişi, kalıbı, yıkaması ve hatta etiketi bile başlı başına bir sanattı.
Tişört üreticileri, işin görünmeyen kahramanlarıydı.

Atölyeden çıktım, bu kez rotam Zeytinburnu tarafı. Burada küçük ama işlevsel tişört üretim tesisleri vardı.
Pamuklu kumaşlar kat kat kesiliyor, overlok makinelerinde tişört gövdeleri birleştiriliyordu.

İçlerinden biriyle tanıştım:
Murat Usta.
— “Kızım tişört herkes yapar ama yakayı düzgün dikeceksin, kol ağzını temiz keseceksin, baskı da yıkanınca çatlamayacak!”
Dedim ki, “Benim tişörtlerim, sokakta 5 yıl giyilsin. Ruhu olsun.”

Ve o günden sonra bir karar aldım: Her tişörtümde üreticinin adı, etiketin içinde küçük harflerle yazacak.
Çünkü tişört bir ekip işiydi.

Les Benjamins:
İlhamla Buluşmak
İlham almak için bazen kendi içimize, bazen çok yakınımızdaki büyük isimlere bakarız.
Benim için o isimlerden biri: Les Benjamins.
İstanbul çıkışlı, dünya çapında ses getiren bir sokak giyim markası.
Ve tişört tasarımı deyince Les Benjamins’in o mistik ve modern çizgileri beni hep büyülemiştir.

Sultanahmet desenli bir baskının arka fonda glitch efektiyle birleştiği bir tişört gördüm ilk kez onlarda.
Hem doğulu hem batılıydı. Hem geleneksel hem çağdaş.

Ben de tişört koleksiyonuma “Les” adlı bir seri ekledim. Doğu kültüründen ilham alıyor, batı grafik diliyle yorumluyordu.
Bir tişört, tarihi bir camii motifiyle başlıyor, arkasında neon yazılarla bitiyordu.
İşte bu, benim Les Benjamins’imdi.

XSide Kadın Tişörtleri:
Cesur ve Renkli Bir Dünyaya Bakış
Tasarıma ara verdiğimde mağaza vitrinlerine dalarım.
Bir gün bir AVM’de gezinirken XSide kadın koleksiyonu dikkatimi çekti.
Renkli, enerjik ve cesur. Özellikle tişört tasarımları tam anlamıyla “ben buradayım” diyordu.
İki renkli dikişler, neon yazılar, crop boylar, oversize kalıplar…
Yani “moda yapalım” değil, “kendimizi ifade edelim” diyordu bu tişörtler.

Kadınlar için tişört demek artık sadece basic parça değil, bir tavır göstergesiydi.
Ben de XSide’dan ilhamla bir mini koleksiyon oluşturdum: “Kadınlar için Bol Ama Güçlü”.
Tişörtlerin üzerinde şu cümle vardı:
“Dar fikirler değil, geniş tişörtler giyiyorum.”

Tişört Genişletme Yöntemleri:
Ruhunu Daraltma, Kalıbını da!
Tişört tasarlamak kadar, giydiğin tişörtü yaşatmak da bir mesele.
Çok sevdiğin tişörtün zamanla dar geldiyse üzülme, genişletmek için yollar var.

İşte birkaç tişört genişletme yöntemi, hem benim hem üreticilerin önerisiyle:
Nemli Açma Yöntemi: Tişörtü yıkadıktan sonra hafif nemli şekilde düz bir zemine serip köşelerinden nazikçe çekerek genişletmek mümkün.
Buhar Ütü ile Esnetme: Tişörtün sıkışan bölgelerine (genellikle omuz ve göğüs kısmı) buhar vererek kumaş liflerini açabilir, elle yayarak form kazandırabilirsin.
Yandan Ek Kumaş Ekleme: Eğer dikimle aran iyiyse, tişörtün yan dikişlerini açıp aynı renkte ya da kontrast kumaşla ek yapabilirsin. Böylece hem genişletir hem stil katarsın.
Boyundan Bel’e Kesip Bağlama: Özellikle kadın tişörtlerinde tercih edilen bu yöntemle hem vücuda uyum sağlarsın hem tişörte yeni bir hava katarsın.

Unutma, bir tişört dar gelmeye başladığında ilk atılacak şey değil, yeni bir tasarım fırsatıdır.

SONUÇ:
Tişört Bir Kıyafet Değildir, Hayattır
O gün başladığım yolculukta elimde bir tişört, ama içinde koskoca bir dünya vardı.
Tişört erkek bol kesimiyle başladı,
İstanbul Avrupa Yakası’nda baskıyla renklendi,
Tişört üreticileriyle elle tutulur hale geldi,
Les Benjamins’ten ilham aldı,
XSide kadın koleksiyonuyla cesaret buldu,
Ve sonunda kendi yoluna girdi:
Kimi zaman daraldı, ama genişletmeyi öğrendi.

Çünkü bir tişört sadece giyilmez…
Taşınır, anlatılır, yaşanır.

Etiketlendi: